Avrupa Hukuku Portal'i

Avrupa Toplulukları Hukuku ve Uluslararası Hukuk dalında çalışan akademisyen ve öğrencileri biraraya getirmek, bilgi ve deneyim paylaşımı sağlamak için oluşturulmuş bir platform

Pazartesi, Ocak 31, 2005

Uluslararası Ceza Mahkemesi kapsamındaki suçlar ve Türkiye

Ülkesine büyük hizmetleri olmuş, büyük hukukçu ve bilim adamı Aslan Gündüz 20 Ocak 2004 te yaşamı boyunca yapmış olduklarıyla tarihteki şerefli yerini aldı... geöen zamanda ne iş arkadaşları, ne öğrencileri, ne de onu tanıyan herhangi biri.. hiçkimse onu unutmadı.. Marmara Üniversitesi AT Enstitüsü yayını Marmara Avrupa Çalışmaları Dergisi (Marmara Journal of European Studies) onun adına yeni sayı çıkarmak üzere. Derginin çıkmasıyla birlikte onun adına bir anma töreni düzenlenecek ve törenle ilgili duyuru sitemizden yapılacaktır..

Öğrencilerinden Arzu İz'in yazmış olduğu aşağıdaki makale Prof. Dr. Aslan Gündüz'ün anısına ithaf olunur..


Uluslararası Ceza Mahkemesi kapsamındaki suçlar ve Türkiye
Arzu İz
Marmara Üniv. Hukuk Fak. Öğrencisi

1) Mahkemenin Yargı Yetkisine Giren Suçlar

Silahlı çatışmalar ve insancıl hukuk ile insan haklarının ağır ihlalleri dünya üzerinde milyonlarca insanı etkilemiştir. II.Dünya Savaşı?ndan bu yana 86 milyondan fazla insan bu sebeplerden ölmüş, hakları ve malları ellerinden alınmış ve onurları zedelenmiştir[1]. Uluslararası Ceza Mahkemesi[2] sürekli bir kurum olarak uluslararası toplumu yakından ilgilendiren bu çok ciddi suçları işleyen kişiler üzerinde yargı yetkisine sahip olarak ve ulusal mahkemelerin tamamlayıcısı(complementary) olarak hareket etmek üzere kurulmuş bir kurumdur[3].Yargı yetkisine girecek suçların hangileri olacağı hususunda Statü?nün hazırlanışı sırasında çeşitli tartışmalar yaşanmış[4] ve tartışmalar sonunda Mahkeme yargı yetkisine giren suçları Statüsü?nün 5. maddesi 1.fıkrasında şöyle belirtmiştir:

? Madde 5:1)Mahkeme?nin yargı yetkisine giren suçlar tüm uluslar arası toplumu yakından ilgilendiren çok ciddi suçlarla sınırlı olacaktır.Statüye uygun olarak Mahkeme aşağıdaki suçlar üzerinde yargı yetkisine sahiptir:

(a) Soykırım suçları;

(b) İnsanlığa karşı suçlar;

(c) Savaş suçları;

(d) Saldırı Suçları;.?

Mahkeme, uluslararası toplumu bir bütün olarak yakından ilgilendiren çok ciddi suçların cezasız kalmaması ve bunların etkin bir şekilde kovuşturulmasının önemini göz önünde bulundurarak [5] daha önce geçici benzerleri oluşturulan Mahkeme'nin doğal hakim ilkesine aykırılık teşkil etmeden bu ağır ve insanlık onuru ile bağdaşmayan suçların yargılanmasını amaçlamıştır. Aşağıda Mahkeme'nin yargı yetkisi kapsamına aldığı suçlar sırasıyla tarihi gelişimleri göz önünde tutularak incelenecektir.

a) Soykırım (Genocide)

i) Soykırım Suçunun Tarihçesi

Tarihin bütün devirlerinde insanlığa büyük kayıplar verdiren ve yaratığı sonuçlar itibariyle nefretle anılan suçlardan biri olarak soykırım 9 Aralık 1948'de Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından kabul edilen ve 12 Ocak 1951'de yürürlüğe giren Soykırımın Önlenmesi ve Cezalandırılması Hakkında Sözleşme[1] ile ağır ve insanlık onurunu zedeleyici bu suçun barış yada savaş zamanında bir daha işlenmemesi için devletleri işbirliğine çağırmıştır. II.Dünya Savaşı'nda yaşananlara bir tepki olarak yapılan sözleşmenin soykırımı yasaklayan hükümleri uluslararası teamül hükümleri arasına girmiş, hatta daha da ileri giderek aksine anlaşma dahi yapılamayan emredici(jus cogens) kurallar haline geldiği kabul edilmiştir[2].

ii) Roma Statüsü açısından Suçun kapsamı

Soykırım,Uluslararası Hukuk Komisyonu'nun Statü Taslak çalışmasında başlangıçtan itibaren Mahkeme'nin yargılama yetkisi içine alınması gereken suçlar arasında sayılmıştır. Mahkeme, 1948 tarihli Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılmasına Dair Sözleşme?nin 2.maddesinden yola çıkarak sadece başına "Statü"nün amaçları bakımından' diye bir ek yaparak aynen Statüsü'nün 6.maddesinde suç düzenlemiştir[3]. Buna göre, "milli, etnik, ırka dayalı veya dini bir grubu,kısmen veya tamamen ortadan kaldırmak niyetiyle,o grubun üyeleri öldürülür, maddi veya manevi vücut bütünlüklerine zarar verilir, grubun çoğalması engellenir, grubun yaşam şartlarına o grubun ortadan kalkmasına yol açacak şekilde müdahale edilir veya o grubun çocukları zorla başka bir gruba aktarılırsa bu hareketler soykırım suçunu oluşturur" denmektedir.Soykırım Sözleşmesi'nin 3.maddesinde ve ICTY ve ICTR'ın Statülerindeki soykırım tanımı içerisinde soykırıma irtikap için anlaşma veya aleni ve doğrudan doğruya tahrik, teşebbüs ve ortaklık sayılmış fakat Statüsü'nün suçun tanımını yapan maddesinde bunlara yer verilmemiştir[4]. Fakat Statü'nün ceza hukukunun temel ilkleri başlığı altında bireysel sorumluluğu düzenleyen 25. maddesinde Statü kapsamındaki bütün suçlar için öngörülen düzenlemelerde bunlara da yer verilmiştir.

b) İnsanlığa Karşı Suçlar(Crimes against humanity )

i) İnsanlığa karşı suçların Tarihçesi

İnsanlığa karşı suçlar devletin insana yönelik geliştirdiği insanlık dışı eylemlerine atıf yapılarak belirtilen bir kavramdır.I.Dünya Savaşı'ndan sonra bu bireylerin bu suçtan yargılanmaya başlanılmış fakat II.Dünya Savaşı sonrasına kadar çok etkin olamamıştır. Nuremberg ve Tokyo Mahkemelerinde sivil nüfusa yönelik suç teşkil edici eylemler ve siyasi,ırkçı ve dini nedenlerden yargımla şeklinde ikili bir ayrıma gitmişler fakat savaş suçları ile belirgin bir ayrım yapamamışlardır.

İnsanlığa karşı suç kavramı ise İngiltere, Fransa ve Rusya'nın Türkiye'deki Ermenilerin katledikleri iddiasıyla 28 Mayıs 1915?te yayınladıkları deklarasyonda yer almıştır[5].

İnsanlığa karşı suçlara ilişkin Uluslar arası belgelerin başlıcaları şöyledir:Soykırım Suçunun Önlenmesine ve Cezalandırılmasına Hakkında Sözleşme(1948),Irk Ayrımının Önlenmesi ve Cezalandırılması Hakkında Uluslararası Sözleşme(1973),Savaş Suçları ve İnsanlığa karşı Suçların Sınırlandırılması Hakkında Sözleşme(1968) İnsanlığa Karşı suçlar ve Savaş Suçlarının Sınırlandırılması Hakkında Avrupa Sözleşmesi(1974).

ii) Roma Statüsü açısından Suçun kapsamı

Nuremberg Şartı, ICTY ve ICTR Statülerinde de yer alan bu suç ilk defa bu statüde çoktaraflı bir anlaşmada bu kadar kapsamlı düzenlenmiştir[6].Statü'de adam öldürme,yok etme,köleleştirme, işkence yapma ve ırza tecavüz gibi fiiller bilinçli olarak geniş çaplı ve sistematik bir şekilde herhangi bir sivil topluluğa yönetilirse,insanlık aleyhine suç teşkil eder şeklinde düzenlenmiştir.Bu suçta soykırım suçu gibi hem barış hem de savaş zamanında işlenebilen suçlar arasındadır.Ayrıca Mahkeme?nin tanımı ICTY'ın tanımından farklı olarak bu suç için sivillere yönelik bir ayrım aramamıştır[7].

c) Savaş Suçları (War Crimes)

i) Savaş Suçlarının Tarihçesi

Savaşan tarafların, savaş hukuku ve teamüllerini ihlal eden düşman askeri güçlerine mensup- kişileri cezalandırmaları, uluslararası teamül hukukunun bir parçasını oluşturmaktadır. Ayrıca savaş suçları, insancıl hukukun ağır ihlalleri ile de çakışmaktadır.

19.yüzyıldan başlayarak günümüze gelinceye kadar yapılmış olan bir çok anlaşma ve sözleşmede, savaş suçu işleyen kişilerin cezalandırılmaları yönünde hükümler mevcuttur.1899 ve 1907 La Haye Konferansları sonrasında kabul edilen belgelerde, tarafların birbirleriyle savaşmasını önlemeye yönelik herhangi mekanizma öngörülmemiş;yalnızca bazı eylemlerde bulunulması yasaklanmıştır. Bu belgelerle, savaşanların hak ve yükümlülükleri kodifiye edilmiş, bazı silah ve maddelerin kullanımı yasaklanmış ve savaşan ile savaşmayan devletler arasındaki ayrımı belirtmiştir. Bu Sözleşmelerle kişilerin hayatı, özel mülkleri, dinsel inançları koruma altına alınmış; savunmasız şehir ve köylerin bombalanması ve yağmalanması yasaklanmıştır.Nuremberg Mahkemesi kararlarında ve Birleşmiş Milletler 95/19 kararında 1907 La Haye düzenlemelerinin savaş hukuku teamül kurallarından olduğu belirtilmiştir[8].Bundan sonra ise 1949 Cenevre Sözleşmesi ve 1977 Ek Protokolleri ile La Haye düzenlemeleri temel alınmış ve savaş suçları ek kavramlar getirilerek genişletilmiştir.

ii) Roma Statüsü açısından Suçun kapsamı

Statü?nün 5.maddesinde yargı yetkisine sahip olduğunu hükme bağlarken, bu gruba giren suçların kapsamını detaylı bir şekilde dört grup olarak 8.maddesinde düzenlemiştir. Birinci grubu 12 Ağustos 1949 tarihli Cenevre Antlaşmaları'na dahil bazı ağır ihlaller (grave breaches of the Geneva Conventions)oluşturmaktadır.Buna göre, kasten adam öldürme, işkence yapma, insanlık dışı davranışlar ve kasten büyük acılar çektirme gibi eylemler savaş suçu kabul edilmektedir. İkinci grup savaş suçlarını, savaş hukukunu ve buna ilişkin örf ve adet kurallarının ihlali oluşturmaktadır. Bu bağlamda, kasten sivil topluluklara saldırmak veya savaşla veya savaşla ilgisi olmayan kimselere saldırmak,dini, eğitim,sanat, ve tarihi yerler veya hastaneler gibi birimlere saldırmak,zehirli gaz veya silah kullanmak gibi eylemler savaş suçu sayılmaktadır. Üçüncü grup savaş suçlarını ise, uluslararası nitelikte olmayan silahlı çatışmalarda işlenmiş eylemler oluşturmaktadır. Örnek vermek gerekirse, çatışmalarda yer almayan kimselerin öldürülmesi, esir alınması ve işkence yapılması gibi. Dördüncü grup savaş suçları da yine, uluslararası olmayan silahlı çatışmalarda meydana gelen savaş hukuku ve örf ve adet hukuku kurallarının ciddi ihlaline ilişkindir. Bu suçlara örnek vermek gerekirse, kasaba ve köylerin yağma edilmesi, sivil topluluklara saldırılması ve ırza tecavüz suçları gösterilebilir[9].

d) Saldırı Suçları (Crimes of Aggression)

i) Saldırı Suçlarının Tarihçesi

Ana hatlarıyla bir ülkenin sınır bütünlüğüne yada politik bağımsızlığına müdahale anlamına gelebilecek diğer bir ülkenin Birleşmiş Milletler Şartı'nın dışına çıkarak silahlı müdahalesi olarak tanımlanabilir. Nitekim tanım üzerinde belirli bir uzlaşmaya varılamamıştır. Fakat geçici Uluslararası Ceza Mahkemelerinde saldırı savaşı başlığı sebebiyle bireyleri, ulusal vazifelerini bağlılıkla yerine getirmelerinin önüne geçen uluslararası vazifeleri olduğun üzerinde durarak yargılamalarda bulunmuşturlar[10].

ii) Roma Statüsü açısından Suçun kapsamı

Bu suç Mahkeme'nin yargılama yetkisi içine giren diğer suçlardan farklılık arz etmektedir. Öncelikle Statü çalışmaları sonuna kadar suçun nasıl düzenleneceği Statü'ye alınıp alınmayacağı büyük tartışmalara sebebiyet vermiştir. Sonuç olarak varılan karar ise suçun Statü'nün kapsamına giren suçlar arasında yer almasına karar verilmiş fakat suçun kapsamına ve tanımına yer verilmeyerek madde 5/2 de şöyle bir düzenlemeye gidilmiştir.Buna göre:

?Madde 5/2)Mahkeme saldırı suçları ile ilgili yargı yetkisini, 121 ve 123. maddelere göre bu suçlara ilişkin yargı yetkisini öngören koşullar ve suçun tanımı yapıldıktan sonra o hükümlere uygun olarak yerine getirecektir.Böyle bir hüküm Birleşmiş Milletler Şartı?nda yer alan ilgili maddelerle uyum içinde olacaktır.?

Bu Düzenlemeye göre Mahkeme?nin bu suç üzerinde düzenleme yapması Statü'nün yürürlüğe girmesinden 7 yıl sonra toplanacak Gözden Geçirme Toplantısı?na bırakılmıştır[11].

2) Mahkeme?nin Yargılama Yetkisine Giren Suçlar Bakımından Türkiye?nin Durumu

Avrupa Birliği?ne uyum süreci içerisinde gerek Uluslararası Ceza Mahkemesi Statüsü?nün kabulü gerekse statü kapsamındaki suçların iç hukuka kazandırılması konusunda büyük adınlar atılmaya başlanmıştır.Öncelikle Anayasa'da özellikle 90.maddesinde yapılan değişiklikler ile gerek Mahkeme ile işbirliği suçluların iadesi hususu gerekse iç hukukta Statü'nün yeri konusu düzenlenmiştir. Ayrıca suçluların iadesi konusunda Roma Statüsü kapsamındaki suçlara ayrıcalık tanınmıştır[12]. Bunun ilk somut örneği Yeni Türk Ceza Kanunu'nun 76 ve 77[13] maddelerinde soykırım ve insanlığa karşı diğer suçlar başlığı altında statünün kapsamına giren iki suç iç hukuka girmiştir. Ayrıca 78.madde de bu suçların örgütlü halde işlenmesi de cezanın ağırlaştırılacağı düzenlenmiştir. Askeri suçlar bakımından ise 1949 Cenevre Sözleşmeleri'ne taraf olmamıza rağmen gerek bu Sözleşmeler gerekse Mahkeme'nin Statüsü bakımından, askeri ceza kanunlarında ve diğer ilgili kanunlarda gerekli düzenlemelere henüz gidilmemiştir.

3) Sonuç

Gerek Avrupa Birliği'nin baskıları sonucu yapılan değişiklikler gerekse bu suçlar hakkında yapılması gereken düzenlemelere duyulan ihtiyaç Türkiye'nin Mahkeme'nin Statüsü'ne yakın bir zamanda taraf olacağını göstermektedir. Fakat hala yapılan düzenlemeler yeterli değildir. Henüz savaş suçları hakkında yeterli bir düzenlemenin yapılmamış olması ve diğer suçlar konusunda da kapsamlı düzenlemelerin bulunmaması Statü?nün kabulü halinde çeşitli sorunlar yaratacaktır.

Bunlara ek olarak uluslararası kamuoyu ve Türkiye'de Mahkeme'nin yargılama etkinliği konusunda tartışmalar sürmektedir. Görüşlerin çoğu, Mahkeme'nin tamamlayıcılık ilkesi altında güçsüz ülkeleri yargılayacağı fakat güçlü ülkelerin Mahkeme'nin önüne gelmesinin mümkün olmayacağı yönünde toplanmaktadır. Fakat göz ardı edilmemelidir ki Mahkeme etkin olsun yada olmasın kapsadığı suçlar bakımından önemli bir görevi üstlenmiştir. Kaldı ki tamamlayıcılık ilkesi ülkelerin yargı bağımsızlığını korumak ve Statü'nün kapsamındaki suçların işlendiği zamanlar göz önünde alındığında ülkelerdeki yargılamanın durumu düşünülerek getirilen bir ilkedir ve asla bazı ülkelere bağışıklık tanımak olarak kabul edilmemelidir.

Bu sebeplerle Türkiye ve taraf olmayan diğer ülkeler iç hukuklarında yapacakları gerçekçi ve yeterli düzenlemeler ile Statüyü onaylamaları halinde onurlu ve saygın bir görevi yerine getirmiş olan bu kuruma bu suçlar üzerinde yargı yetkilerini devretmiş olmayacak fakat bu kurumun etkin bir şekilde işlemesini sağlamak için desteklerini ortaya koyduklarını göstermiş olacaklarıdır.



[1] Soykırımın Önlenmesi ve Cezalandırılması Hakkında Sözleşme,78 UNTS, 277.Reg.No.1021(Ek:2)

[2] GÜNDÜZ, Aslan,Milletlerarası Hukuk Temel Belgeler Örnek Kararlar,Beta Basım A.Ş.,2000,sf.322

[3] LEE,Roy S., International Criminal Court The Making The Rome statute Issues, Negations, Results , Kluwer International,1999,sf.89-90

[4]Ibid

[5] AZARKAN,Elif, Nuremberg ?ten La Haye? ye: Uluslararası Ceza Mahkemeleri,Beta Yayınevi,2003,sf.88-96

[6] Von HEBEL H.,LAMMERS J.G, SCHUKKING J., Reflections on the International Criminal Court Essays in Honour of Adriaan Bos, T.M.C. Asser Press, 1999,sf.49

[7] Ibid

[8] AZARKAN,Elif,Nuremberg?ten La Haye?ye: Uluslararası Ceza Mahkemeleri,Beta Yayınevi,2003,sf.51-75

[9] AKSAR,Yaşar, Uluslararası Ceza Mahkemesi ve Uluslararası Ceza Usul Hukuku, Seçkin Yayıncılık, 2003, sf.21

[10] COHN, Marjorie, Thomas Jefferson School of Law, The Crime of Aggression: What is it and Why Doesn?t the U.S. want The International Criminal Court to Punish it? 22.03.2001 http://www.stopusa.be/scripts/texte.php?section=BBBJ&langue=0&id=8637

[11] Statü md.123/1(Ek:1)

[12] Anayasa md.38 ve md.90( Ek:3 )

[13] Yeni Türk Ceza Kanunu md.76-77-78 (Ek:4)




[1]LEE,Roy S., International Criminal Court The Making The Rome statute Issues, Negations, Results , Kluwer International,1999,sf.1

[2] Uluslararası Ceza Mahkemesi (bundan sonra Mahkeme olarak anılacaktır)

[3] Uluslararası Ceza Mahkemesi Roma Statüsü (bundan sonra Statü olarak anılacaktır) md.1(Ek:1)

[4] LEE,Roy S., International Criminal Court The Making The Rome statute Issues, Negations, Results , Kluwer International,1999,sf.80-81

[5] Statü giriş para.4(Ek:1)


0 Comments:

Yorum Gönder

<< Home